Sağlık kampanyaları sigortalı sayısını 1.2 milyona çıkardı

Sağlık kampanyaları sigortalı sayısını 1.2 milyona çıkardı

FIBA Kadınlar Basketbol Dünya Kupası’nda, A Milli Kadın Basketbol Takımı’nın heyecanına ortak olan Türkiye Sigorta, düzenlediği basın toplantısında büyüme performansından sağlık sigortacılığına ve yapay zekâ yatırımlarına uzanan gündemini de paylaştı. Son dönemde sağlık sigortacılığında yaptığı sıçramaya dikkat çeken şirket, Temmuz 2026 itibarıyla sağlıkta sigortalı sayısının 1,2 milyona ulaştığını açıkladı.

Türkiye Sigorta, Berlin’de düzenlenen FIBA Kadınlar Basketbol Dünya Kupası’nda desteğini sürdürdüğü A Kadın Millî Basketbol Takımı’nın Avustralya ve Porto Riko ile oynadığı karşılaşmalarda millîlerin yanında yer aldı. Şirketin ev sahipliğinde gerçekleştirilen organizasyon, spor buluşmasının yanı sıra Türkiye Sigorta’nın büyüme, sağlık sigortacılığı, oto sigortaları, teknoloji ve yapay zekâ alanındaki çalışmalarının da paylaşıldığı kapsamlı bir toplantıya dönüştü. Organizasyona Türkiye Sigorta Sağlık Sigortaları Genel Müdür Yardımcısı Tuba Buldu, Oto, Tarım Sigortaları ve Aktüerya Genel Müdür Yardımcısı Melike Nur Çınar, Bilgi Teknolojileri Genel Müdür Yardımcısı Çiğdem Kılıç ile Kurumsal İletişim ve Marka Yönetimi Direktörü Selda Çamlıbel Özkoyuncu ev sahipliği yaptı. Türkiye Basketbol Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Gülşah Akkaya, TBF Yönetim Kurulu Üyesi Bahar Çağlar Ökten ve TBF Pazarlama Direktörü Sanem Mallı da buluşmada yer aldı. Türkiye’nin farklı noktalarından Berlin’e gelen basın mensupları ve sporseverler millî takımın karşılaşmalarını birlikte takip ederken Türkiye Sigorta yöneticileri de kendi sorumluluk alanlarındaki sonuçları ve önümüzdeki döneme ilişkin hedefleri anlattı.

Türkiye’de sağlık sigortası bulunan her yedi kişiden birine ulaşıyoruz

Türkiye Sigorta Sağlık Sigortaları Genel Müdür Yardımcısı Tuba Buldu sağlık sigortacılığındaki gelişmelere vurgu yaptı. Buldu, sağlık sigortacılığında odağın hastalık sonrasında giderleri karşılamaktan, sağlığı koruyan ve riski daha erken aşamada yöneten bir yapıya doğru kaydığını söyledi. Türkiye Sigorta’nın 2025 sonunda sağlık branşında yedinci sıradan üçüncülüğe yükseldiğini belirten Buldu, Temmuz 2026 itibarıyla sigortalı sayısının yaklaşık dört katına çıkarak 1,2 milyona ulaştığını ifade etti. “81 ilde 6 bini aşkın sağlık kuruluşuyla hizmet verirken Türkiye’de sağlık sigortası bulunan her yedi kişiden birine ulaşıyoruz” diyen Buldu, “Türkiye Sigorta olarak sağlık sigortacılığında odağımıza yalnızca hastalık sonrasını değil, insanların daha uzun ve sağlıklı yaşamasını destekleyen koruyucu ve önleyici bir yaklaşımı alıyoruz. Esnek ürünlerimiz, dijital sağlık çözümlerimiz ve yapay zekâ destekli uygulamalarımızla bireyin yaşam döngüsünün her aşamasında yanında olmayı hedefliyoruz” dedi.

Sağlık poliçesi ihtiyaca göre şekilleniyor

Türkiye Sigorta, Esnek Sağlık Sigortası ile müşterilerin ihtiyaçları ve bütçelerine göre poliçelerini şekillendirebildiği bir yapı sunuyor. Üründe network, limit ve teminatlar seçilebilirken doğum, diş, gözlük, check-up ve yurt dışı gibi ek seçenekler de poliçeye dahil edilebiliyor. Aile poliçelerinde her birey için farklı tercihler yapılabiliyor. Uzun süreli sigortalılığı destekleyen Ömür Boyu Yenileme Garantisi ve Sadakat Paketi de bu yapı içinde sunulan uygulamalar arasında yer alıyor. Sağlık hizmetlerindeki maliyet yönetiminin hizmete erişimi kısıtlamadan ele alındığını belirten Buldu, dijital provizyon, otomasyon ve veri analitiğinin süreçleri hızlandırdığını, bu sayede uzmanların daha karmaşık vakalara yoğunlaşabildiğini ifade etti.

Türkiye Sigorta’nın, yapay zekâyı sağlıkta risk analizi, erken uyarı, provizyon, suistimal tespiti ve kişiselleştirilmiş çözümlerde de kullandığını dile getiren Buldu, bu alandaki yaklaşımın insan uzmanlığını ikame etmek değil güçlendirmek olduğunu; hassas sağlık verilerinde KVKK, veri güvenliği, siber güvenlik ve insan denetiminin temel öncelikler arasında bulunduğunu belirtti.

Ömür Boyu Yenileme Garantisi’nde yeni dönem

Buldu, 1 Ocak 2026’da yürürlüğe giren yeni Ömür Boyu Yenileme Garantisi düzenlemesinin sağlık sigortalarında daha standart, şeffaf ve öngörülebilir bir yapıyı desteklediğini söyledi. Belirli koşullarda kazanılmış ÖBYG hakkının sigorta şirketi değişikliğinde korunabilmesi ve geçiş süreçlerinin dijitalleşmesi, sigortalılara daha fazla hareket alanı sağlıyor. Türkiye Sigorta’nın bu alandaki hedefinin yalnızca müşteri sayısını büyütmek değil, uzun vadeli ve sürdürülebilir bir sağlık güvencesi oluşturmak olduğu vurgulandı.

SGK emeklileri ve gençler için ayrı sağlık çözümleri

Türkiye Sigorta’nın SGK emeklilerine yönelik Tamamlayıcı Sağlık Sigortası kampanyası 31 Aralık 2026’ya kadar devam ediyor. Dijital emekli kartı bulunan SGK emeklilerine 70 yaşına kadar sigortalanma imkânı sağlanırken yüzde 15 SGK emekli indirimi ve yüzde 15 hoş geldin indirimi sunuluyor. Birinci derece yakınlar için yüzde 10 aile indirimi, peşin ödemede yüzde 10 ek indirim ve 12 aya kadar vade farksız taksit seçeneği de kampanya kapsamında yer alıyor. Gençleri sağlık sigortasıyla daha erken yaşlarda buluşturmayı hedefleyen şirket, 18-26 yaş grubuna yönelik Genç Tamamlayıcı Sağlık ürününü yıllık 4 bin 600 TL’den başlayan fiyatlarla ve 12 aya kadar vade farksız taksit seçeneğiyle sunuyor. Yeni Bireysel Emeklilik veya Otomatik Katılım Sözleşmesi oluşturan ya da mevcut sözleşmesi bulunan gençlere ise daha geniş teminatlar içeren Tamamlayıcı Sağlık Sigortası yıllık sabit 9 bin 900 TL fiyatla sunuluyor.

Uzayan yaşam süresi sağlık sigortacılığını değiştiriyor

Yaşam süresinin uzamasıyla sağlık hizmetleri ve uzun süreli bakım ihtiyacının arttığını belirten Buldu, sağlık, emeklilik ve bakım çözümlerinin bireyin yaşam döngüsü boyunca birbirini tamamlamasının önümüzdeki dönemde daha fazla önem kazanacağını ifade etti.

Bu dönüşümün, sigorta şirketlerinin hastalık sonrası tazminat ödeyen yapılardan koruyucu ve önleyici sağlık hizmetlerini de destekleyen sağlık partnerlerine dönüşmesini beraberinde getirdiğini kaydetti. Buldu, spor ile sağlık yaklaşımı arasındaki bağı ise, “Sporun da sağlıklı ve aktif bir yaşam kültürünün en güçlü unsurlarından biri olduğuna inanıyoruz. A Kadın Millî Basketbol Takımımızın mücadelesine destek verirken, sahadaki dayanıklılık ve disiplinin sağlıklı yaşam hedefimizle güçlü bir ortaklık taşıdığını düşünüyoruz” sözleriyle anlattı.

Elde ettiğimiz başarı; doğru stratejinin, disiplinli çalışmanın ve güçlü takım ruhunun bir sonucu

Türkiye Sigorta, ikinci çeyrek itibarıyla 94,21 milyar TL prim üretimi ve yüzde 15,1 pazar payına ulaştı. Şirketin kârı aynı dönemde 13,5 milyar TL seviyesinde gerçekleşti. Kasko branşında ise 9,87 milyar TL prim üreten Türkiye Sigorta’nın pazar payı yüzde 12,1 oldu. Şirketin kaskodaki hasar/prim oranı yüzde 65,8 olarak gerçekleşirken, sektör genelinde 81,9 milyar TL prim üretimine karşılık hasar/prim oranı yüzde 73,6 olarak kaydedildi. Şirketin 2026’nın ikinci çeyreğindeki finansal ve teknik performansına ilişkin verilerini değerlendiren Türkiye Sigorta Oto, Tarım Sigortaları ve Aktüerya Genel Müdür Yardımcısı Melike Nur Çınar, “Elde ettiğimiz başarıyı; doğru stratejinin, disiplinli çalışmanın, dayanıklılığın ve güçlü takım ruhunun bir sonucu olarak görüyoruz. Sporda da başarıyı getiren temel unsurların aynı değerler olduğuna inanıyoruz” dedi.

Yapay zekâ hasar süreçlerini yüzde 30 kısalttı

Türkiye Sigorta Bilgi Teknolojileri Genel Müdür Yardımcısı Çiğdem Kılıç da şirketin yapay zekâ ve dijital dönüşüm çalışmalarının geldiği noktaya ilişkin bilgi verdi. Türkiye Sigorta’da Bilge, AI-KÜP ve 50’den fazla canlı yapay zekâ çözümü hasardan sağlığa, hukuktan operasyona, fiyatlamadan risk ve suistimal tespitine kadar farklı süreçlerde kullanılıyor. AI-KÜP üzerinde ise 17 yapay zekâ ajanı görev yapıyor. Bu çalışmalar sonucunda hasar süreçlerinin yüzde 30 kısaldığını belirten Kılıç, şirketin bilgi sunan ve karar destekleyen sistemlerden, gerekli kontrol ve yetkilendirmeler altında işlemleri uçtan uca tamamlayabilecek otonom sigortacılık modeline doğru ilerlemeyi hedeflediğini söyledi. Kılıç, “Yapay zekâyı yalnızca kullanan değil, yapay zekâ ile çalışan bir şirkete dönüşüyoruz” diyerek, teknolojiyi daha hızlı, kişiselleştirilmiş ve sürdürülebilir bir müşteri deneyiminin temel unsurlarından biri olarak gördüklerini ifade etti.

Bilge 14 milyon etkileşime ulaştı

Türkiye Sigorta’nın dijital asistanı Bilge, poliçe, hasar, sağlık provizyonu ve BES gibi alanlarda bilgi vermenin yanı sıra işlemleri de tamamlıyor. Bugüne kadar 14 milyon etkileşime ulaşan Bilge üzerinden 1 milyonun üzerinde entegre işlem gerçekleştirildi, 2 milyon kişisel ve proaktif hatırlatma yapıldı. Etkileşimlerin yaklaşık yüzde 50’si ise mesai saatleri dışında gerçekleşti. Kılıç, “Bilge’yi yalnızca bir dijital asistan değil, 7/24 hizmet veren yeni nesil bir sigortacılık kanalı olarak konumluyoruz” dedi.

AURA’da 11 afet türü ve yaklaşık 19 bin diri fay kaydı

Türkiye Sigorta’nın dijital dönüşüm gündeminin bir başka ayağını önleyici sigortacılık oluşturuyor. Şirket, hasarın gerçekleşmesinin ardından devreye giren geleneksel modelden riski önceden anlayan ve yöneten bir yapıya geçmeyi hedefliyor. Bu kapsamda kullanılan AURA platformunda 11 farklı afet türü, Türkiye genelindeki yaklaşık 19 bin diri fay kaydı, meteorolojik veriler ve koordinat bazlı risk skorları tek platformda bir araya getiriliyor. Sağlık ve underwriting süreçlerinde de yapay zekâdan veri analizi, standardizasyon ve karar desteği amacıyla yararlanılıyor. Yapay zekânın yaygın kullanımında güvenlik ve yönetişimin de önemli olduğunu belirten Kılıç,  çalışmaların yapay zekâ yönetişimi, etik, güvenlik ve insan denetimi çerçevesinde yürütüldüğünü söyledi. Türkiye Sigorta’nın ISO/IEC 42001 standardını Türkiye’de alan ilk finans kurumu olduğunu belirten Kılıç, bu çerçevede yapay zekânın güvenli, etik, şeffaf ve hesap verebilir biçimde yönetilmesini kurumsal bir standart haline getirdiklerini ifade etti.

Teklif süreçleri yüzde 90 hızlandı

Dijital dönüşüm müşterilerin yanı sıra acenteler, saha ekipleri ve iş ortaklarını da kapsıyor. Pusula Plus, Mobil Plus ve Saha360 bu yapının farklı temas noktalarını oluşturuyor.

Türkiye Sigorta, Pusula Plus ile teklif süreçlerini yüzde 90 hızlandırırken yüzde 99,99 sistem sürekliliğine ulaştı. Mobil Plus ise ayda 1,2 milyon tekil kullanıcıya hizmet veriyor ve NPS’te yüzde 40 iyileşme sağlıyor. Şirket GPU ve yapay zekâ altyapısı, bulut teknolojileri, modern mimari, veri platformu, iş sürekliliği ve dayanıklılık alanlarındaki yatırımlarını da sürdürüyor. Yeni nesil veri platformuyla yapay zekânın yanı sıra ileri veri analitiğine dayalı çözümlerin geliştirilmesi hedefleniyor. Kılıç, teknoloji vizyonunu, “Geleceğin teknolojide, başarının ise bu teknolojiyi çevik, sorumlu ve etik bir anlayışla yönetmekte olduğunu biliyoruz. Bu yaklaşımla teknolojinin gücünü insan odağında kullanıyor, geleceğin sigortacılığını bugünden şekillendiriyoruz” sözleriyle özetledi.

Basketbol sponsorluğunda hatırlanma yüzde 19’a yükseldi

Türkiye Sigorta Kurumsal İletişim ve Marka Yönetimi Direktörü Selda Çamlıbel Özkoyuncu, şirketin spora desteğinin yalnızca sponsorluk ve görünürlük üzerinden şekillenmediğini, sporun gelişimine katkı sağlamayı hedefleyen uzun vadeli bir yaklaşım benimsediklerini söyledi. Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi isim sponsorluğuyla başlayan sürecin bugün Millî Basketbol Takımları ana sponsorluğu ve Türkiye Sigorta Basketbol Ligi isim sponsorluğunu da kapsadığını belirten Çamlıbel, özellikle Basketbol Süper Ligi isim sponsorluğunun başladığı 2021-2022 sezonundan bu yana basketbol ile Türkiye Sigorta markası arasında güçlü bir bağ kurmayı hedeflediklerini ifade etti.

Şirketin bu yaklaşımı sponsorlukları maç günü görünürlüğünün ötesine taşıdı. Süper Lig kulüpleri ve millî takım oyuncularıyla gerçekleştirilen Medya Günleri kapsamında reklam filmleri ve dijital içerikler hazırlanırken, sporcuların hikâyeleri ve takım ruhu iletişim çalışmalarının bir parçası haline getirildi. Çamlıbel’in paylaştığı 2026 araştırmasına göre Türkiye Sigorta, Basketbol Süper Ligi sponsorları arasında yüzde 19 spontan hatırlanma oranıyla ilk sırada yer aldı. 2022’de yüzde 2-3 seviyesinde bulunan oranın dört yılda bu düzeye yükseldiği belirtilirken, araştırmaya katılanların yüzde 73’ü sponsorluğun Türkiye Sigorta hakkındaki görüşlerini olumlu etkilediğini bildirdi. “Sporu destekleyen şirket” ve “güvenilir şirket” algıları da araştırmada öne çıkan başlıklar arasında yer aldı.

Beş şehirde 3×3 basketbol etkinlikleri düzenlendi

Türkiye Sigorta, basketbolu maçların dışına taşıyan çalışmalar kapsamında 2026’da Ankara, Trabzon, İzmir, Mersin ve İstanbul’da 3×3 Basketbol Etkinlikleri düzenledi. Etkinliklere ilişkin araştırmada genel beğeni oranı yüzde 93 olurken, katılımcıların yüzde 98’i organizasyonların tekrar düzenlenmesini istedi. Şirket ayrıca depremzede ve özel gereksinimli çocukları İstanbul’da ağırlayarak basketbol antrenmanları düzenledi. Türkiye Sigorta’nın spor desteği Ampute Millî Futbol Takımı, Tekerlekli Sandalye Basketbol Millî Takımı ve bireysel para millî sporcuları da kapsıyor. “Engel Tanımayanlar” belgesel serisinde ise para millî sporcular ile ampute millî sporcuların sportif başarılarının yanı sıra mücadeleleri ve yaşam hikâyeleri geniş kitlelere taşındı.

Çamlıbel, Türkiye Sigorta’nın spora yaklaşımını, “Hedefimiz, sporu yalnızca destekleyen değil, sporun gelişimine katkı sunan, spor kültürünün içinde yer alan ve güvence yaklaşımını sporun değerleriyle buluşturan bir marka olmak. Bu nedenle basketbol bizim için bir sponsorluk hikâyesinden çok, uzun soluklu bir yol arkadaşlığı” sözleriyle anlattı.

Sigorta eksperlerinin mesleki gündemi SEDDK ile değerlendirildi

TOBB Sigorta Eksperleri İcra Komitesi, SEDDK Başkanı Davut Menteş ve kurum yetkilileriyle bir araya geldi. Görüşmede Eksper Akıllı Atama Sistemi, değer kaybı uygulamaları, eksper süreçlerinin işleyişi ve dijitalleşme başta olmak üzere sektörde sahada karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerileri ele alındı.

TOBB Sigorta Eksperleri İcra Komitesi, sigorta eksperliği mesleğinin güncel gündemini görüşmek üzere Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) yönetimiyle bir araya geldi.

4 Eylül 2026’da SEDDK’da gerçekleştirilen toplantıya SEDDK Başkanı Davut Menteş, Daire Başkanları Melih Özbulut ve Eren Yalçın ile kurum uzmanları; TOBB Sigorta Eksperleri İcra Komitesi Başkanı Ahmet Nedim Erdem, Başkan Yardımcısı Oğuz Vasıf İpkin ve TOBB Sigortacılık Müdürü Mevlüt Söylemez katıldı.

Akıllı atama ve değer kaybı uygulamaları masadaydı

Toplantının gündeminde Eksper Akıllı Atama Sistemi’nin uygulama süreci, değer kaybı uygulamaları ile eksper süreçlerinin işleyişi ve dijitalleşmesi yer aldı.

Sahadaki uygulamalar ve karşılaşılan sorunların SEDDK yetkililerine aktarıldığı görüşmede, sigorta eksperlerinin mesleki ihtiyaçları ile uygulamada ortaya çıkan konulara yönelik çözüm önerileri üzerinde de karşılıklı değerlendirmelerde bulunuldu.

TOBB Sigorta Eksperleri İcra Komitesi, sigorta eksperliği mesleğinin düzenleyici çerçeve ve uygulama birliği içinde, sahadaki gelişmeler gözetilerek yürütülmesine ilişkin görüş ve değerlendirmelerini ilgili kurumlara aktarmayı sürdüreceğini bildirdi.

UniMap’e uluslararası inovasyon ödülü

UniMap’e uluslararası inovasyon ödülü

Unico Sigorta’nın doğal afet risklerini koordinat bazında analiz etmek amacıyla geliştirdiği UniMap projesi, 2026 Küresel Bankacılık ve Finans Ödülleri’nde “En Yenilikçi Haritalama Teknolojisi Çözümü” ödülünü aldı. Kocaeli Üniversitesi’nden akademisyenlerin katkısıyla geliştirilen proje, deprem ve sel gibi farklı tehlikeleri kendi parametreleriyle analiz ederek sonuçları Coğrafi Bilgi Sistemleri ortamında bir araya getiriyor.

Unico Sigorta’nın doğal afet risklerinin daha ayrıntılı ve veri odaklı değerlendirilmesi amacıyla hayata geçirdiği UniMap projesi uluslararası ödüle layık görüldü. Proje, 2026 Küresel Bankacılık ve Finans Ödülleri’nde “En Yenilikçi Haritalama Teknolojisi Çözümü” ödülünü kazandı.

Temelleri 2023 yılında Kocaeli Üniversitesi ile birlikte atılan UniMap, Unico Sigorta’nın 2025-2027 iş planı ve gelecek vizyonu doğrultusunda geliştirildi. Türkiye’nin doğal afet risk haritasını oluşturmayı hedefleyen proje, özellikle deprem ve sel tehlikelerinin değerlendirilmesinde noktasal ve bölgesel analizlerden yararlanıyor.

Afet tehlikeleri ayrı ayrı analiz ediliyor

Kocaeli Üniversitesi’nden Jeofizik ve Jeoloji Mühendisliği alanlarında uzman Prof. Dr. Ergin Ulutaş ve Doç. Dr. Özkan Coruk’un katkılarıyla geliştirilen UniMap’in öne çıkan özelliklerinden birini çoklu tehlike kriterlerine dayalı analiz yaklaşımı oluşturuyor.

Aynı coğrafi alanı etkileyebilen deprem ve sel gibi doğal tehlikelerin oluşum mekanizmaları ve bunları belirleyen fiziksel parametrelerin farklı olması nedeniyle her tehlike önce kendi karakteristik özellikleri üzerinden ayrı ayrı analiz ediliyor. Elde edilen sonuçlar daha sonra Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) ortamında bütünleşik olarak değerlendiriliyor.

Böylece afet risklerinin genel veya kümül bir yaklaşımla ele alınması yerine koordinat bazlı, noktasal analiz yapılması amaçlanıyor. UniMap ile sigortacılıkta risk değerlendirme süreçlerinin daha hassas ve güncel verilerle desteklenmesi hedefleniyor.

“Her bir riski koordinat bazında ortaya koyuyoruz”

Unico Sigorta Genel Müdürü Ender Güzeler, UniMap’in afet tehlikelerini yalnızca fay haritaları üzerinden değerlendirmek yerine farklı riskleri noktasal analizlerle ele aldığını belirtti.

Güzeler, “Temellerini 2023 yılında Kocaeli Üniversitesi ile birlikte attığımız UniMap projemiz, afet tehlikesini yalnızca fay haritaları üzerinden genel hatlarıyla değerlendirmek yerine, her bir riski koordinat bazında ve noktasal analizlerle ortaya koyan bir yaklaşım sunuyor. Böylece müşterilerimize sunduğumuz sigorta arzını artırırken, risk değerlendirmesini de daha kapsamlı ve hassas bir zemine taşıyoruz” dedi.

Bilim ve teknolojinin proje açısından önemine dikkat çeken Güzeler, “UniMap risk haritaları, yenilikçi yaklaşımımızın önemli bir göstergesini oluşturuyor.

Projemizin uluslararası alanda da böylesine kıymetli bir ödüle layık görülmesi Unico Sigorta olarak bizler için büyük bir gurur kaynağı oldu” ifadelerini kullandı.

UniMap’in kapsamı genişletilecek

2011 yılından bu yana düzenlenen Global Banking & Finance Awards; bankacılık, finans, fintech, teknoloji, iş dünyası, gayrimenkul, telekomünikasyon ve finansal hizmetler alanlarındaki çalışmaların değerlendirildiği uluslararası ödül programları arasında yer alıyor.

Unico Sigorta, ödül alan UniMap projesinin geliştirilmesi ve etki alanının genişletilmesine yönelik çalışmalarını sürdürmeyi planlıyor.

Can Kantar:”Sigorta sektöründe taşlar yerine oturuyor”

Türkiye Ekonomisi’nin lokomotif sektörleri son yıllarda kan kaybetmeye başladı. Ekonomi basınındaki 40’ıncı yılımı gelecek sene kutlayacağım. Bu süreçte krizlere, inişlere ve çıkışlara tanık oldum, haberlerini de yaptık. Konjonktürel etkilenmelerin yanı sıra kendi iç dinamiklerimizden doğan ekonomik krizlerle de karşılaştık. Bu süreçlerde otomotiv, turizm ve tekstil gibi lokomotif sektörlerimiz, sorunların niteliği gereği krizi en derinden hissedenler olurdu. Bu üç sektördeki değişimler, gelecek olan derin krizlerin de ilk habercisiydi bizim için. Ancak her ne ekonomik kriz olursa olsun bir şekilde atlatır, stabil bir çizgiye otururduk.

Enflasyon ise bu krizlerin temelinde artık bağışıklık kazandığımız bir olgu haline gelmişti; makul bir seviyede olduğu sürece enflasyonla yaşamaya alışmıştık. 2003 yılında gerçek anlamda düşme trendine giren enflasyondaki bu pembe tablo, ne yazık ki 2021 yılı sonrasında tekrar yüksek seyretmeye başladı. Kronikleşen enflasyon, tabiatıyla iş dünyasını derinden etkiliyor. Sadece enflasyonla yaşamak yetmiyor; son dönemdeki mücadele programlarında yer alan değerli Türk Lirası uygulamasının da ekonomideki iç dinamikleri bozduğunu görüyoruz. Türk Lirası değerli olunca ihracatçı, turizmci ve tekstilci otomotivciler zor zamanlar geçirmeye başladı. Geldiğimiz nokta maalesef ortada.

ARJANTİN’DE ENFLASYON NEREDEN NEREYE GELDİ!

Aralık 2023’te Arjantin’e bir gezi yapmıştım. Enflasyonları yıllık bazda yüzde 211’di. 100 doları resmi piyasada 400 Peso’ya bozdururken serbest piyasada 800 Peso alabiliyordunuz, restoranlar ise 900 Peso’dan hesaplıyordu. O kadar karanlık bir tablo vardı. Kararlı ve sıkı bir ekonomik programla bugün enflasyonu aylık yüzde 1,9’a, yıllık ise yüzde 33,5’e düşürdüler. Ve bunu sadece 3 senede gerçekleştirdiler. Biz hala bu konuda patinaj çekiyoruz. Bütün hedeflerimizi bir sonraki sene için revize etmeye başladık.

SİGORTA SEKTÖRÜNÜN BAĞIŞIKLILIĞI FARKLI

Gelelim sigorta sektörümüze… Sigorta sektörü, ekonomideki çalkantılara rağmen hiçbir zaman kayda değer bir gerileme yaşamadı. Tabii ki pazarda bir daralma oluyor, ancak prim üretimindeki enflasyon nedeniyle gerçekleşen rakamsal artışla bir şekilde büyümeyi başarıyor. Bu arada mali gelirlerin de sektör şirketlerinin imdadına yetiştiği söylenebilir. Küçülme elbet var, ama hissedilir boyutlarda değil. Bunun en büyük sebebinin, bu ekonomik çalkantılarda sigortalıların, sigortanın önemini çok daha iyi kavrayabilmiş olması olarak düşünülebilir.

Son 6 aylık rakamlara bakıldığında reel büyümenin yani küçülmenin yüzde 6 seviyelerinde olduğu görülüyor. Yılsonu itibarıyla en azından enflasyon oranı kadar bir büyümenin gerçekleşeceğini tahmin ediyorum.

SEDDK SORUNLARA NOKTA ATIŞLI ÇÖZÜMLER BULUYOR

Sektör şirketleri her ne olursa olsun bu gidişattan memnun. Dövizde beklenenin üzerinde bir sıçrama olmadığı takdirde bu tablonun sürdürülebilir olduğu düşüncesi hâkim. Konuyu, sigorta sektörünün kara deliği olan ve trafik sigortalarındaki aracıların 3’e katladığı tazminatlara getirmek istiyorum. Gerçekten bu hasar takipçileri nedeniyle sektöre maliyeti 1 iken 3’e katlanıyordu. Bu süreçte önemli adımlar atan SEDDK’yı kutlamak gerek. Sektörde kangren haline gelmiş bu süreçleri çıkardıkları düzenlemelerle çözmeye çalışan SEDDK Başkanı Davut Menteş‘e ve Kurul üyelerine teşekkür etmeliyiz. Sayın Menteş göreve geldiğinden bu yana bir takvimi takip edercesine titiz bir süreç yönetti. Sektörün adeta kanını emen bu aracıları devreden çıkaracak uygulamaları hayata geçirdi. Sıralı eksper ataması, değer kaybının hesaplanması ve özellikle bedeni hasar tazminatlarının suistimal edilmesini önlemeye yönelik Alo 193 gibi adımlar, sektörün geleceği açısından hayati önem taşıyor. Emeği geçen herkese teşekkür etmek gerekir.

Sektör bu kronik sorunlarından tamamen kurtulduğunda çok daha hızlı büyüyecektir. Görünen o ki, sigorta sektöründe taşlar artık yerine oturmaya başladı.

SAYIN GÖKÇEN’E TEŞEKKÜR EDERİM

Bu sayımızda kapağımızda Bereket Sigorta ve Bereket Emeklilik Genel Müdürü Faruk Gökçen var. Kendisine öncelikle teşekkür ederim. Birkaç ay önce kendisini yeni ofisinde ziyarete etmiştim. Faruk Bey sağ olsun beni ağırladı ve Bereket Sigorta’nın bağlı bulunduğu Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri’nin ekosistemi hakkında çok değerli bilgiler aktardı. Bugüne kadar hiç bu kadar detaylı bir tablo dinlememiştim; gerçekten devasa bir yapı. Bereket Sigorta Grubu da bu kocaman yapının en önemli parçalarından biri. Faruk Gökçen ile gerçekleştirdiğimiz bu röportajı büyük bir keyifle okuyacağınızı umuyorum.

Güzel bir eylül ayı dilerim…

Dört ilin sigorta acenteleri SSL Smart’ta sahaya çıkacak

Dört ilin sigorta acenteleri SSL Smart’ta sahaya çıkacak

Sigorta Sektör Ligi’nin yeni organizasyonu SSL Smart, 18-20 Eylül 2026 tarihlerinde Yalova’da düzenlenecek. Adana, Ankara, Antalya ve İstanbul’dan sigorta acentelerinin oluşturduğu futbol takımlarını buluşturacak turnuvada karşılaşmalar doğal çim sahalarda oynanacak.

Sigorta sektörünü futbol etrafında bir araya getiren Sigorta Sektör Ligi (SSL), yeni organizasyonu SSL Smart’ı Yalova’da gerçekleştirecek.

18-20 Eylül tarihlerindeki turnuvaya Adana, Ankara, Antalya ve İstanbul’dan sigorta acentelerinin oluşturduğu takımlar katılacak.

Sektör içindeki iletişim ve dayanışmayı sporun rekabetçi yönüyle bir araya getirmeyi amaçlayan organizasyonda karşılaşmalar doğal çim sahalarda oynanacak.

Katılımcılar turnuva süresince Crowne Plaza Yalova’da tam pansiyon konseptiyle konaklayacak.

“Acenteler sigortacılığın müşteriye dokunan ön yüzü”

SSL Kurucusu Muhammet Erdoğan, sigorta acentelerinin sektörün müşterilerle doğrudan temas kuran temel aktörlerinden olduğunu belirterek, organizasyonla acentelere profesyonel standartlarda bir spor deneyimi sunmayı hedeflediklerini söyledi.

Erdoğan, “Sigorta acenteleri, tüm sektörün yükünü omuzlayan, sigortacılığın müşteriye dokunan ve güven inşa eden en temel ön yüzüdür. Gece gündüz demeden sahada emek veren acentelerimiz, iş hayatında olduğu gibi sosyal ve sportif alanlarda da her şeyin en iyisini hak ediyor. SSL organizasyonları olarak amacımız, temsilcilerimize alışılagelmişin ötesinde, profesyonel standartlarda bir spor tecrübesi sunmak” dedi.

SSL Smart’ta acentelerin saha içindeki rekabetin yanı sıra farklı şehirlerden meslektaşlarıyla bir araya gelerek iletişimlerini güçlendirmeleri hedefleniyor.

Organizasyon, üç gün sürecek karşılaşmaların ardından 20 Eylül’de sona erecek.

Zorunlu afet ve alacak sigortasında yeni dönem

SEDDK Başkanı Davut Menteş, 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program kapsamında sigorta ve özel emeklilik sektörüne ilişkin yeni dönemin önceliklerini açıkladı. Yeni dönemde afet risklerinin daha geniş kapsamda sigortalanması, KOBİ’lerin ticari alacak risklerinin azaltılması, BES ve OKS’nin geliştirilmesi ile yatırım fonlu hayat sigortalarının yaygınlaştırılması hedefleniyor.

2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program (OVP), sigorta ve özel emeklilik sektöründe önümüzdeki dönemin yol haritasına ilişkin önemli başlıklar ortaya koydu. Program kapsamında özellikle Zorunlu Afet Sigortası mekanizmasının genişletilmesi ve Devlet Destekli Alacak Sigortası’nın KOBİ’lerin finansmana erişimini destekleyecek şekilde yeniden yapılandırılması öne çıkıyor.

Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) Başkanı Davut Menteş, OVP’nin sigorta ve özel emeklilik sistemine ilişkin somut hedefler içerdiğini belirterek, afet risklerinin daha geniş bir sigorta koruması altına alınacağını, emeklilik sisteminin katılımcı ihtiyaçlarına göre geliştirileceğini ve KOBİ’lerin ticari alacak risklerinin azaltılacağını ifade etti.

Zorunlu Deprem Sigortası’nın kapsamı genişleyecek

Yeni dönemin en önemli başlıklarından biri, mevcut Zorunlu Deprem Sigortası’nın kapsamının genişletilerek Zorunlu Afet Sigortası mekanizmasına dönüştürülmesi olacak. SEDDK Başkanı Menteş’in verdiği bilgilere göre yeni sistemin yalnızca deprem riskini değil, orman yangını, sel ve diğer afet tehlikelerini de kapsaması hedefleniyor.

Kanun düzeyinde yapılması planlanan değişiklikle vatandaşların afetlere karşı sigorta korumasının genişletilmesi ve afet risklerinin daha bütüncül bir sistem içerisinde yönetilmesi amaçlanıyor.

Yeni yapıda afet sigortalarına ilişkin beyan ve ödeme süreçlerinin daha etkin şekilde takip edilmesi de planlanıyor. Böylece afetlerin oluşturduğu ekonomik kayıpların daha geniş bir sigorta ve reasürans tabanına yayılması, sigorta koruma açığının azaltılması ve afet sonrasında toparlanma kapasitesinin güçlendirilmesi hedefleniyor.

Devlet Destekli Alacak Sigortası KOBİ’ler için yeniden tasarlanıyor

OVP’nin sigorta sektörüne ilişkin bir diğer önemli başlığı ise Devlet Destekli Alacak Sigortası olacak. Menteş, uygulamanın KOBİ’lerin vadeli satışlardan kaynaklanan tahsilat risklerini azaltmanın yanı sıra finansmana erişimlerini destekleyen bir araç olarak yeniden tasarlanacağını belirtti.

BES ve OKS’de fon çeşitliliği artırılacak

Yeni dönemde sistemde mevzuatın sadeleştirilmesi, uygulamanın kolaylaştırılması, tazminat ödemelerinin hızlandırılması ve alacak sigortasının kredi süreçlerinde karşı güvence olarak kullanılabilmesi yönünde iyileştirmeler yapılması planlanıyor.

Böylece daha fazla KOBİ’nin sistemden yararlanması ve işletmelerin sürdürülebilir büyümesinin desteklenmesi amaçlanıyor.

Sigorta sektörünün yeni yol haritasında bireysel emeklilik de önemli bir yer tutuyor. OVP kapsamında BES standart emeklilik yatırım fonlarının, katılımcılara daha fazla katma değer sağlayacak şekilde yeniden tasarlanması planlanıyor.

Otomatik Katılım Sistemi’nde (OKS) ise katılımcıların farklı risk algıları ve yatırım tercihlerine uygun fon çeşitliliğinin artırılması hedefleniyor. Kesintilerin daha sade ve anlaşılır hale getirilmesiyle sistemin cazibesinin artırılması, katılımcı sayısı ve fon büyüklüğünün yükseltilmesi amaçlanıyor.

Yeni yapıda, fon tercihi yapmayan OKS katılımcıları için hayat stratejisi odaklı bir model oluşturulması ve gönüllü BES’teki fonların BEFAS üzerinden otomatik katılım tarafında da sunulması planlanıyor. Böylece katılımcıların risk profilleri ve emeklilik hedeflerine göre daha geniş bir fon yelpazesinden seçim yapabilmesinin önü açılacak.

Yatırım fonlu hayat sigortaları yaygınlaştırılacak

Yeni dönemin bir diğer hedefi ise yatırım fonlu ve birikimli hayat sigortalarının daha erişilebilir hale getirilmesi.Bu ürünlerin sigorta güvencesi ile uzun vadeli yatırım ve birikim imkanını aynı yapıda buluşturduğuna dikkat çeken Menteş, ürün çeşitliliğinin geliştirilmesi ve bu sigortaların daha geniş kesimler tarafından kullanılmasının hedeflendiğini belirtti.

OVP ile birlikte ortaya konulan hedefler, önümüzdeki dönemde sigorta sektöründe yalnızca prim üretiminin değil, afet risklerinin yönetimi, KOBİ’lerin finansal dayanıklılığı, uzun vadeli tasarrufların artırılması ve sigorta penetrasyonunun yükseltilmesinin de temel politika başlıkları arasında yer alacağını gösteriyor.

Neova Mobil yenilendi, sigorta işlemleri tek ekranda toplandı

Neova Mobil yenilendi, sigorta işlemleri tek ekranda toplandı

Neova Sigorta, yenilediği Neova Mobil ile poliçe ve hasar işlemlerini tek platformda topladı. Seyahat Sağlık Sigortası’nın mobil kanaldan satın alınabildiği uygulamaya yeni ürünlerin de eklenmesi planlanıyor.

Neova Sigorta, müşteri deneyimi ve dijitalleşme çalışmaları kapsamında Neova Mobil uygulamasını yeniledi. Yeni teknik altyapı ve arayüzle kullanıma sunulan uygulama, farklı sigorta ürünlerine ilişkin poliçe ve hasar işlemlerinin tek platform üzerinden takip edilmesine imkân sağlıyor.

Neova Mobil’de Kasko, Konut, Seyahat Sağlık, Tamamlayıcı Sağlık, Ferdi Kaza ve Kritik Hastalıklar gibi farklı ürün gruplarına ait poliçeler görüntülenebiliyor. Kullanıcılar “Sağlığım”, “Aracım”, “Evim” ve “Seyahatim” kategorileri üzerinden poliçelerinin teminat ve limitlerine, ödeme bilgilerine, geçmiş poliçelerine ve hasar dosyalarına ulaşabiliyor, hasar dosyalarının durumunu takip edebiliyor.

Sağlık işlemleri de uygulamadan yönetilebiliyor

“Sağlığım” kategorisi üzerinden Tamamlayıcı Sağlık Sigortası ve grup sağlık poliçelerine ilişkin bilgilere erişilebiliyor. Poliçe ve teminat detaylarının yanı sıra ödeme bilgileri, anlaşmalı kurumlar ve hasar süreçleri de uygulama üzerinden görüntülenebiliyor.

Tamamlayıcı Sağlık Sigortası kapsamında elden hasar oluşturma özelliği de sunan uygulamada kullanıcılar, faturalarını sisteme girerek hasar süreçlerini başlatabiliyor.

Poliçesi olmayan kullanıcılar da bazı hizmetlere erişebiliyor

Yenilenen Neova Mobil’de kullanıcıların giriş yaptıktan sonra tüm poliçelerine tek ekrandan ulaşabilmesi ve sigorta süreçlerini uçtan uca yönetebilmesi amaçlanıyor.

Uygulamaya giriş yapmadan da bazı hizmetlerden yararlanılabiliyor. Kullanıcılar bu ekrandan teklif alabiliyor, çağrı merkezi bilgilerine ve acil durum numaralarına ulaşabiliyor, anlaşmalı kurumları görüntüleyebiliyor.

“Tüm süreçlerin tek noktadan yönetilebildiği bir deneyim sunmak istiyoruz”

Neova Sigorta Genel Müdür Yardımcısı Sami Kaya, Neova Mobil’i yalnızca bir mobil uygulama olarak görmediklerini belirterek “Bu platform, müşterilerimizle kurduğumuz temasın geliştirilerek yeniden ele alındığı, hizmet yaklaşımımızın dijitalleştiği stratejik bir adımı temsil ediyor. Kullanıcılarımızın poliçe ve sigorta işlemlerine daha hızlı, daha kolay ve daha bütüncül şekilde erişebilmesini sağlarken, sigortayı günlük hayatın doğal bir parçası haline getiriyoruz” dedi.

Mobil kanal üzerinden sunulan ürünlerin de genişletileceğini belirten Kaya, “Bugün Neova Mobil üzerinden Seyahat Sağlık Sigortası satın alınabilirken, önümüzdeki dönemde ilk olarak Tamamlayıcı Sağlık Sigortası’nı, ardından planlamalarımız doğrultusunda diğer ürünlerimizi de kademeli olarak mobil kanal üzerinden sunmayı hedefliyoruz. Amacımız, ihtiyaç anında erişilebilen ve tüm süreçlerin tek noktadan yönetilebildiği bir deneyim sunmak” ifadelerini kullandı.

Mapfre Sigorta’dan özel gereksinimli gençlere iş yaşamına hazırlık desteği

Mapfre Sigorta ve Fundación Mapfre, Best Buddies Türkiye iş birliğiyle özel gereksinimli gençlerin eğitimden iş hayatına geçiş süreçlerini destekliyor. İstanbul, İzmir ve Ankara’da yürütülen program kapsamında gençlere iş yaşamına hazırlık eğitimleri, mülakat simülasyonları, atölyeler ve mentörlük desteği sunulurken, Mapfre Sigorta çalışanları da programa gönüllü olarak katılıyor.

Mapfre Sigorta ve Fundación Mapfre, Best Buddies Türkiye iş birliğiyle hayata geçirilen “Best Buddies Güçlendirme ve Geleceğe Hazırlık Programı” kapsamında özel gereksinimli gençlerin eğitimden iş hayatına geçiş süreçlerine destek veriyor.

Eğitim, atölye, mentörlük ve sosyal etkileşim çalışmalarını kapsayan programla gençlerin çalışma hayatını yakından tanımaları; özgüven, iletişim ve kendini ifade etme becerilerini geliştirmeleri amaçlanıyor. Mapfre Sigorta çalışanları da gönüllü olarak programın farklı aşamalarında gençlerle bir araya geliyor.

“Uzun soluklu ve çok yönlü bir çalışma”

Mapfre Sigorta Genel Müdürü Erdinç Yurtseven, Fundación Mapfre’nin 50 yıldır eğitim, sağlık ve sosyal kapsayıcılık alanlarında çalışmalar yürüttüğünü belirterek, bu sosyal etki yaklaşımını Türkiye’de çalışanların gönüllü katılımıyla desteklediklerini söyledi.

Yurtseven, “Best Buddies Türkiye iş birliğiyle hayata geçirdiğimiz Best Buddies Güçlendirme ve Geleceğe Hazırlık Programı’nı, özel gereksinimli gençlerin eğitimden iş hayatına geçiş yolculuğuna eşlik eden uzun soluklu ve çok yönlü bir çalışma olarak görüyoruz. Program kapsamında gençlerin çalışma hayatını yakından tanımalarına, kendilerini ifade etmelerine ve potansiyellerini daha güçlü şekilde ortaya koymalarına destek oluyoruz. Daha eşit, erişilebilir ve kapsayıcı bir gelecek için çalışmaya devam edeceğiz” dedi.

Best Buddies International Direktörü Emma Zagar da programdaki çalışan katılımına dikkat çekerek, “Programımıza katılan gençlerle Mapfre Sigorta çalışanları arasında kurulan samimi ve güçlü bağlar, gençlerin özgüvenlerini artırırken gelecekte neleri başarabileceklerine ilişkin bakış açılarını genişletti ve iş hayatında kapsayıcılığı somut bir deneyime dönüştürdü” ifadelerini kullandı.

Gönüllüler kapsayıcı iletişim eğitimi aldı

Programın ilk aşamasında Mapfre Sigorta’nın gönüllü çalışanlarına “Özel Gereksinimli Bireylerle İletişim Semineri” verildi. Çevrim içi seminerde özel gereksinimlilik kavramı, farklı ihtiyaç türleri, kapsayıcı iletişim ve program boyunca dikkat edilmesi gereken konular ele alındı.

Kağıthane Özel Eğitim Meslek Okulu’nda düzenlenen Veli Bilgilendirme Günü’nde ise aileler, eğitmenler ve gönüllüler bir araya geldi. Buluşmada gençlerin kariyer yolculukları, eğitimden çalışma hayatına geçerken karşılaşabilecekleri zorluklar ve ihtiyaç duyabilecekleri destekler değerlendirildi.

Üç şehirde iş yaşamına hazırlık çalışmaları yapıldı

Program kapsamında İstanbul, İzmir ve Ankara’da farklı çalışmalar gerçekleştirildi. İstanbul’daki Tomurcuk Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi’nde gençlerle mülakat simülasyonları ve iş görüşmesine hazırlık çalışmaları yapıldı.

İzmir’de Mapfre Sigorta Bölge çalışanları, Derinsu Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi ile Atasancak Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi’ni ziyaret etti. Ankara’da düzenlenen “Friendship Walk & Talk” etkinliğinde ise CV Hazırlama Atölyesi ve Mülakat Simülasyonu gerçekleştirildi.

Gençler ofis ortamını deneyimledi

Programın Mentörlük Günü kapsamında özel gereksinimli gençler haziran ayında Mapfre Sigorta Genel Müdürlüğü ve Ankara Bölge Müdürlüğü’nde ağırlandı.

Gençler interaktif ofis turuyla farklı departmanları ve çalışma ortamlarını yerinde gözlemledi, günlük iş süreçleri hakkında bilgi aldı. Kısa mülakat simülasyonları, kendini tanıtma çalışmaları ve iş görüşmelerinde karşılaşabilecekleri temel sorular üzerine uygulamalar da gerçekleştirildi. Mapfre Sigorta gönüllüleri, kendi deneyimlerini paylaşarak gençlere geri bildirim verdi.

Ailelere de destek verildi

Programın bir diğer ayağında özel gereksinimli gençlerin ebeveynlerine yönelik çevrim içi “Nefes ve Denge Semineri” düzenlendi. Seminerde günlük yaşamda uygulanabilecek nefes pratikleri ile zorlayıcı anlarda kullanılabilecek teknikler paylaşıldı.

Böylece programda gençlerin iş yaşamına hazırlanmasına yönelik çalışmaların yanı sıra ailelerin iyi oluşunu desteklemeye yönelik uygulamalara da yer verildi.

Can Kantar:”Yollarda milyonlarca sigortasız araç dolaşıyor”

Trafik istatistiklerine baktığımızda ilk bakışta umut veren bir tabloyla karşılaşıyoruz. Kazaların seyri, özellikle ölümle sonuçlanan kazalar açısından bazı göstergeler iyileşmeye işaret ediyor. Trafiğe çıkan araç sayısının her geçen yıl arttığını düşündüğümüzde bu gelişme daha da anlamlı hale geliyor.

Ancak aynı tablonun arka tarafında, üzerinde çok daha fazla konuşmamız gereken ürkütücü bir gerçek duruyor. Milyonlarca araç zorunlu trafik sigortası olmadan yollarda cirit atıyor.

Türkiye’de Haziran 2026 itibarıyla trafiğe kayıtlı taşıt sayısı 34,5 milyonu aşmış durumda. Bundan yalnızca birkaç yıl önce, Haziran 2024’te bu sayı yaklaşık 30 milyondu. Başka bir ifadeyle araç parkımız iki yılda yaklaşık yüzde 15 büyüdü.

Trafiğin yoğunluğu artıyor, yollarımızdaki araç sayısı artıyor, buna bağlı risk havuzu da büyüyor. Buna rağmen kaza istatistiklerinin araç sayısındaki artışla aynı hızda kötüleşmemesi önemli bir gelişme. Hele ki trafik kazalarında hayatını kaybedenlerin sayısındaki gerileme, doğru yönde atılan adımların sonuç verdiğini düşündürüyor.

Fakat trafik güvenliğini yalnızca “Kaç kaza oldu, kaç kişi hayatını kaybetti?” sorularıyla değerlendiremeyiz. Bir de kazadan sonrası var. Kaza olduktan sonra sağlığımıza bir şey olmadıysa sorulacak soru ‘faturayı kim ödeyecek?’

Zorunlu trafik sigortasının temel mantığı tam da burada devreye giriyor. Bu sigorta, aracınızı veya sizi koruyan klasik bir kasko ürünü değil. Aracınızla başka bir insana, araca veya mala verdiğiniz zararın belirli limitler dâhilinde karşılanmasını sağlayan toplumsal bir güvence mekanizması.

Fakat sektör verileri bize son derece düşündürücü bir tablo gösteriyor. 2025 sonu itibarıyla yaklaşık 33,4 milyon kayıtlı araca karşılık yürürlükte yaklaşık 26,4 milyon zorunlu trafik sigortası poliçesi bulunuyor.

Aradaki fark yaklaşık 7 milyon.

Elbette kayıtlı araç sayısıyla aktif poliçe sayısı arasındaki farkın tamamını “her gün trafikte dolaşan 7 milyon sigortasız araç” şeklinde yorumlamak teknik olarak doğru olmaz. Trafikten fiilen çekilmiş, kullanılmayan veya farklı statülerde bulunan araçlar olabilir. Ama rakamın büyüklüğü gerçeği değiştirmiyor. Ortada milyonlarla ifade edilen devasa bir sigorta açığı var. Ve asıl ürkütücü olan da bu.

Bir sabah o araç, sizin aracınıza çarpabilir

Rakamları bir kenara bırakalım. Sabah işe gidiyorsunuz. Kırmızı ışıkta beklerken arkadan bir araç size çarpıyor. Aracınız ağır hasar görüyor. Belki siz yaralanıyorsunuz. Belki yanınızdaki eşiniz, çocuğunuz veya arkadaşınız hastaneye kaldırılıyor. Sonra öğreniyorsunuz ki size çarpan aracın zorunlu trafik sigortası yok.

Çünkü sigortasızlık yalnızca sigorta yaptırmayan kişinin aldığı kişisel bir risk değildir. O kişinin karşısına çıkacak herkesin taşıdığı bir risktir. Bu yüzden milyonlarca aracın sigorta sisteminin dışında bulunması yalnızca sigorta sektörünün problemi olarak görülemez.

Bu bir trafik güvenliği, ekonomik güvenlik ve sosyal güvence meselesidir.

Faruk Gökçen, Bereket Sigorta Grubu’nu Hayatımız Sigortalı’ya anlattı

Hayatımız Sigortalı Dergisi’nin eylül sayısını siz değerli okuyucularımıza sunduğumuz için mutluluk duyuyoruz. Derginizin bu ayki kapak konuğu Bereket Sigorta Grubu Genel Müdürü Faruk Gökçen. Bereket Sigorta, tarım sigortalarında hayat dışı sektörde 2’nci sırada yer alırken Gökçen, söz konusu branşla ilgili olarak, “Tarım sigortacılığındaki deneyimimizi yalnızca bir ürün grubu olarak değil, tarımsal üretimin sürdürülebilirliğine katkı sağlayan stratejik bir uzmanlık alanı olarak görüyoruz” diyor. Önümüzdeki dönemde yangın ve mühendislik branşlarında da büyümek istediklerini vurgulayan Gökçen’le yaptığımız röportajı keyifle okuyacağınızı düşünüyoruz.

Sigortamedya Genel Yayın Yönetmeni Can Kantar da bu ayki “Sigorta sektöründe taşlar yerine oturuyor” başlıklı editör yazısında Türkiye sigorta sektöründe son gelişmeleri kaleme aldı.

Sektör kârlı küçülüyor

Türkiye sigorta sektörü bu yıl, 2021 pandemi yılından beri ilk kez reel olarak daralıyor. Türkiye Sigorta Birliği’nin (TSB) yılın ilk 7 ayına ilişkin verilerine göre sektörde 2026’nın ocak-temmuz dönemimde prim üretimindeki reel düşüş yüzde 2,5 oldu.

Reel daralmaya karşın, hayat dışı sektörde yılın ilk yarısındaki 75,6 milyar TL düzeyindeki teknik kâr sektöre bir nebze olsun moral kaynağı oldu. Sektördeki ‘kârlı küçülmenin’ dinamikleri ile ilgili dosya haberimizin de ilginizi çekeceğini umuyoruz.

Derginiz bu ay da dopdolu. Sigorta şirketleri ile ilgili son gelişmeler ve sektörel etkinlikler ile ilgili haberler de derginizin son sayısında yer alıyor. Bizden bu aylık da bu kadar. Hayatımız Sigortalı’nın ekim sayısında görüşmek üzere; sağlıcakla kalın…

Hayatımız Sigortalı Dergisi’nin EYLÜL sayısı yayınlandı. Yine dopdolu dosya konuları ve haberlerle dikkat çeken dergimizin son sayısına Türk Telekom e dergi, DijitalBasin.com ve SigortaMedyaDergilik üzerinden ÜCRETSİZ ulaşabilirsiniz.